Mesut Özil’in dayı oğlunun da Fransız olduğu ortaya çıktı. Ünlü oyuncu depresyonda!

10 Ekim 2010 Yorum bırakın

Öncelikle Dünya Kupasında göstermiş olduğu performansla göğsümüzü kabartan, ardından Almanya – Türkiye Milli maçında Türkiye’ye attığı golle adından söz ettiren yıldız futbolcunun aile ağacında sapmalar meydana geldiği belirtiliyor.

Türk taraftarlar tarafından sıkça ıslıklanan ve daha önce Kartel grubunu dinlediği için de Almanlar tarafından pek hoş karşılanmayan futbolcu kimselere yaranamazken, Le figaro gazetesinin ortaya attığı iddia bir Türk bir Alman ve bir Fransız medyasına adeta bomba gibi düştü. Habere göre Mesut Özil’in dayısının oğlunun Depont adlı bir Fransız olduğu konuşulurken Fransız Futbol Federasyonu Mesut Özil’i sahiplenmek adına harekete geçti.

Efsane futbolcu ve UEFA başkanı Michel Platini, “Eğer bu haber doğruysa her iki milli takım tarafından da kabul görmeyen bu yıldızı kendi milli takımımıza kazandırmak için her şeyi yapmalıyız.” diyerek konu hakkındaki iradesini ortaya koyarken, mikrofonlarımıza konuşan fakat bundan haberdar olmayan bir Türk yetkili “Dayısının şarap sevdiğini bilirdik ama Fransız olduğunu hiç düşünmemiştik.” diyerek haber hakkındaki şaşkınlığını gizleyemedi.

Mesut Özil : Depresyondayım!

Her gün bir başka ülke milli takımı ile adının anılmasından rahatsız olan futbolcu, “Şu anda ülkemden memnunum. Bu tür asılsız haberler aile içerisindeki huzursuzluğu da artırıyor. Annemle babam 3 aydır bu sebepten kavga ediyor. Huzurum kalmadı. Depresyondayım!” diyerek bu konunun daha fazla uzamamasını rica etti.

Bookmark Mesut Özil'in dayı oğlunun da Fransız olduğu ortaya çıktı. Ünlü oyuncu depresyonda!

Reklamlar
Kategoriler:Spor

Süleyman Demirel: Bir oğlum olsaydı da siyasete soksaydım

06 Ekim 2010 Yorum bırakın

Uzun zamandır suskunluğunu bozmayan eski cumhurbaşkanı Süleyman Demirel LakırtıHaber.com mikrofonları için konuştu. İşte hazır cevaplılığından ve enerjisinden hiç bir şey kaybetmeyen “Çoban Sülü” den gündemi değiştirecek sözler.

Bir oğlum olsaydı da siyasete soksaydım

Söze Necmettin Erbakan’ı kıskandığını belirterek başlayan Demirel, “Fevkalade büyük başarılar yaşadım fakat bu başarıları devredebileceğim bir oğlum olmaması beni derinden yaralıyor. Son dönemde Erbakan Hocayı görünce ‘Keşke benim de bir oğlum olsaydı da onu siyasete sokup bir parti devretseydim’ diye kendi kendime söyleniyorum. Doğru Yol’un başına kimi getirdiysek olmadı. ” diyerek derdini bizimle paylaşıyor. Yeğeninin de bankacılık sektörüne yöneldiğini ifade eden Süleyman Demirel, siyaset için gerekli şiveye sahip olmadığı için vazgeçtiğini belirtti.

Darbeyi gördüm ağlamadım. Şimdiki nesile anlam veremiyorum.

O dönemin siyasetçilerinden söz açılınca Süleyman Demirel hasretle anlatıyor o günleri. Halkçı Ecevit’le atışmalarını bile özlediğine değinirken, “Kaç tane darbe gördük, kaç cumhurbaşkanı geçirdik ama en zor günde bile ağlamadık. Darbe olunca Ecevit’le oturur ‘Yine mi yahu?’ diyerek söylenirdik ama ağlamazdık. Şimdiki siyasetçilere bakınca gözleri musluk gibi. Her dakka akıyor.” dedi.

Castro kömür dağıtsın

Fidel Castro’nun “sakal sünnettir” açıklamasını yadırgadığını söylerken, “Kendisi bilinmeyen bir konu ifade etmemiştir. Pek çok değerli din alimimiz bu konuda benzer görüşler belirtirler. Ben bu açıklamayı Küba’da bulunan Müslüman’ların oyunu almaya yönelik ucuz bir hamle olarak değerlendiriyorum.” dedi. Din konusunun son derece hassas bir konu olduğunu da belirten Demirel, “Oy peşinde koşarken dikkat etmek lazımdır. Eğer oy almak istiyorsa kömür dağıtsın.Bu işleri karıştırmasın. ” diyerek AKP hükümetine de bir anlamda mesaj gönderdi.

Son yapılan anketlere göre Fidel Castro devrimcimizdir diyenlerin oranından oldukça sert bir düşüş yaşanmıştı. Bu sebeple Fidel Castro’nun farklı bir seçim politikası izleyeceği kulislerde konuşulmaktaydı.

Bookmark Süleyman Demirel: Bir oğlum olsaydı da siyasete soksaydım

Kategoriler:Özel Röportaj, Güncel

Fidel Castro: Sakal Sünnettir

03 Ekim 2010 2 yorum

Obama Müslüman mı? Gandhi Hristiyan mı? Mehmet Topal mı? Soruları uzun zamandır gündemi meşgul ederken Fidel Castro’nun tüm İslam alemine gönderdiği mesaj adeta tüm bu soruların önüne geçti. Kendisine neden sakal bıraktığını soran bir Meksika’lı gazeteciye “Sakal sünnettir.” cevabını veren Kübalı lider adeta kaosa sebep oldu.

Dünya’nın önde gelen gazetelerinden “Lo koruyera deportivo la korunya”‘nin haberine göre inançsız olarak bilinen ünlü lider çoktan Müslüman oldu bile. Alınan bilgiye göre Castro’nun yakın çevresindekilerin “Her dedikodu için bize geliyorsunuz bunun dışında kapımızı çalmıyorsunuz. Bizi haber yapacaksanız konuk olalım yoksa ağzımızdan laf almaya gelmeyin.” diyerek sitemde bulunması da haberin doğru olduğu yönündeki ihtimali güçlendiriyor.

Kaddafi : Çadırımı kurdum. Bekliyorum.

Haber henüz ajanslara ulaşmıştı ki Libya lideri Kaddafi Castro’yu kutlayan bir basın açıklamasında bulundu. Açıklamada “Yıllardır yaşanan bir kavganın sonuna gelinmektedir. Sayın Castro ilerleyen yaşından dolayı tırsmış, yusuflamış ve kendini bir dine adama ihtiyacı hissetmiş olabilir. Bunu saygıyla karşılıyor ve tüm islam alemi adına kendisini selamlıyoruz. ” denilirken, Kaddafi’nin her ülkeye ziyaret için kullandığı ünlü çadırını hazırlattığı ve Castro’nun kendisinin davet etmesi için beklediği de ifade ediliyor.

Kılıçdaroğlu : Türban sorununu Castro da çözemez. İlla ben çözerim

Bugün katıldığı Türk Ocakbaşı Federasyonu’nun açılış yıldönümü etkinliklerinde konuyla ilgili soruları cevaplandıran CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “Şimdi sayın Castroya ben burdan soruyorum. Che Guavera kim? Önce bunlara cevap verilmeli. Merak etmesinler Türban sorununu Fidel Bey de çözemez. Bu sorunun adresi CHP’dir” dedi.

Tüm bu yorumların ardından Fidel Castro’nun dedikodulara noktayı koymak adına bir basın toplantısı düzenleyeceği belirtiliyor.

Bookmark Fidel Castro: Sakal Sünnettir

Kategoriler:Güncel, Siyaset

Tek tip askerlikle subay ve astsubaylık birleştiği gibi kara, deniz, hava ayrımı da kalkacak

30 Eylül 2010 Yorum bırakın

Kültür Bakanlığı’nın yaptığı tek tip askerlik çalışmasında sona yaklaşılıyor. Er gazinoları ile de çeşitli görüşmeler yapılarak başbakanlığa sunulan rapordan çarpıcı başlıkları LakırtıHaber.com ekibi ele geçirdi. İşte gündeme pompa gibi düşecek başlıklar…

Subay ve Astsubaylık Birleşiyor

Subay ve astsubaylar arasındaki ayrıma değinen raporda bu iki rütbenin birleştirilmesi gündemde. Buna göre başçavuşlar yarbay olacak ve astsubaylık kavramı böylece sona erdirilecek. Henüz netleşmemekle birlikte uzman çavuşların da asteğmen olması gündemde. Asteğmenliğin zaten pratikte en alt rütbe olduğunun belirtildiği raporda, en azından pratik ile teorik bir noktada buluşacağı için umut veriyor.

Kara, Deniz, Hava ayrımı kalkacak

Konuyla ilgili olarak kimi kesimlerde havada denizde askerlik olmaz şeklinde bir intiba oluşmasından dolayı hava ve deniz kuvvetlerinde rahatsızlık ortaya çıktığına değinilen raporda bu kuvvetlerin de tek bir çatı altında toplanması gündeme getiriliyor. Her asker eğitimi sırasında piyade uçağı kullanmasını öğrenecek, yüzerek atış yapacak, paraşüte hakimiyet esaslarını bilecek.

“Kaç oldu? Sıfır.” ve  “Yeter mi? Asla” komutları da tarih oluyor

Tasarı yasalaşırsa askerliğin vazgeçilmezlerinden olan komutların bazılarında da köklü değişiklikler yapılıyor. Buna göre şınav çekilmesi sırasında “Kaç oldu?” sorusunu yönelten komutan bundan sonra “Sıfır” cevabı almayacak. Benzer şekilde eğitim sırasında “Yeter mi?” şeklimde soru yönelten komutan askerin görüşünü sormuş olacak ve asker yeter ya da yetmez diyebilecek. Böyle bir uygulamanın askeri eğitimi daha demokratikleştireceği görüşünde birleşiyor. Uzmanların uzlaşamadığı tek nokta ise asker eğitiminin demokratikleşmesi gerekip gerekmediği.

Göz altına kömür yasağı da gündemde

Son zamanlarda bazı askerlerin gözlerinin altını boyadığının da dikkatlerden kaçmazken, ismini vermek istemeyen bir yetkili “Kömür devletimizin kömürü, para devletimizin parası. Bunları böyle süreceğimize yoksula, muhtaca dağıtalım.” diyerek serzenişte bulundu. Yine de bu konuda Enerji Piyasası Denetleme Kurulu’nun vereceği görüş doğrultusunda son karar verilecek.

Bookmark Tek tip askerlikle subay ve astsubaylık birleştiği gibi kara, deniz, hava ayrımı da kalkacak

Kategoriler:Güncel, Siyaset

Başkan Obama, Stephen King’i korku siyaseti yapmakla suçladı

29 Eylül 2010 Yorum bırakın

Daha önce vermiş olduğu demeçlerde Obama’nın Irak konusundaki tavrını eleştiren Stephen King, “Irak’tan adam çıkmaz. Amerikan askerleri hiç çıkmamalıydı. Orada akan Amerikan askerlerinin kanı kutsaldır. Şimdi ne olacak? Artık o bölge tamamen güvensizdir. Eğer böyle uygulamaların tekrarı olursa ulusal onurumuz adına asker ülke yönetimine el koyması kaçınılmazdır. ” şeklinde sarfettiği sözlerin ardından gündeme adeta damgasını vurmuştu.

Stephen King’in açıklamalarına ilk cevap ise Washington Büyükşehir Belediyesi Başkanı Jay Leno’dan geldi. Jay Leno “Eğer siyaset yapacaksa kalemini bırakıp gelsin. Hillary kocasını bırakıp geldi, Arnold kaslarını bırakıp geldi. Biraz onları örnek alsın.” diyerek tepkisini gösterirken, polemik çığ gibi büyüdü.

Obama : King korku siyaseti yapıyor

Amerikan başkanı “Stephen King korku siyaseti yapıyor. Sanki bizi korkutmak gibi bir hedefi var. Bu noktada sormak istiyorum: Korkutacaksınız da elinize ne geçecek? Artık daha cesur hamleler yapan, giderek bölgesel güç haline gelen bir Amerika var. Demokrasi yolunda attığımız adımlarla Avrupa Birliği’nin de bir parçası haline geleceğiz. ” şeklinde konuştu.

Jay Leno : King beni yazlık dağ oteline davet etti!

Polemiğe yancı olmuş bulunan Jay Leno, ünlü yazarın kendisini yazlık dağ oteline davet ettiğini ve bundan son derece tedirgin olduğunu ifade ederken, “Daha önce de beni dedesinin mezarı diye kandırarak bir hayvan mezarlığına götürmüştü. Tırsmamak elde mi? Gerilimin kimseye faydası yok. Ben barış istiyorum. Sayın King’i bu korku ve gerilimden vazgeçmeye davet ediyorum.” dedi.

Bookmark Başkan Obama, Stephen King'i korku siyaseti yapmakla suçladı

Kategoriler:Güncel

Türkiye’nin Salak Ama Çalışan İlk Öğrencisi “Salça” Basın Toplantısıyla Tanıtıldı

14 Eylül 2010 Yorum bırakın

Yıllardır veli toplantılarında zeki ama çalışmayan öğrencilerden yakınan öğretmenlere müjdeli haberi Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu verdi. Ankara’da LakırtıHaber.com mikrofonlarına konuşan Nimet Çubukçu, uzun çalışmalar ve fazla mesailer sonucunda Türkiye’nin ilk salak ama çalışan öğrencisini eğitime kazandırdıklarını söyledi.

Günü gününe çalışan ilk Türk

Günde 18 saat çalışabilen, hiç tatil vermeden okula gidebilen,  rehberlik hocalarının verdiği tüm haftalık ders programlarını 2 haftadan fazla uygulayabilen bu öğrenciler yıllardır Türk eğitim sisteminde eksikliği hissedilen günü gününe çalışan öğrenci sorununa da derman olacak.

Velileri Kendine Hayran Bıraktı!

Okulun ilk gününde, Türkiye’nin ilk salak ama çalışkan öğrencisi “salça” , kendisini takip eden velilere çözdüğü sorularla adeta şov yaparken, pek çok velinin “Bizim oğlan zeki ama çalışmıyor. Ah bir çalışsa ” dediği gözlendi. Uzmanlar ise her çocuğu kendisine göre değerlendirmenin en doğrusu olduğu görüşünde birleşiyor.

Bir Kız Çocuğu Saçını Çekti!

Okula henüz başlamış bir öğrencinin, ilgi odağı olan Salça’ya saldırısı ise günün olayı oldu. Salça’nın yanına gelerek “Eski köye yeni adet mi getriyon ulen!” diyerek çıkışan küçük kıza, Salça’nın “Bir kere getriyon değil getiriyorsun” şeklinde cevao vermesi üzerine, küçük kız Salça’nın çekerek “Artistik yapma lan” dedi. Anlaşılan o ki Türk öğrencilerinin salak ama çalışan öğrencilere alışması oldukça zaman alacak.

Kategoriler:Güncel

Kahin Ahtapot Paul Anayasa Referandumu için kehanette bulundu

13 Temmuz 2010 Yorum bırakın

2010 Dünya Kupası karşılaşmaları için yaptığı isabetli tahminlerle bir anda tüm dünyanın ilgisini çeken ahtapot paul’u yaşadığı hayvanat bahçesinde Lakırtı Haber ekibi ziyaret etti.

12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak anayasa refarandumu için görüşünü aldığımız ünlü ahtapot, tüm izleyenleri kendine hayran bıraktı.

Önce Evet’e yöneldi sonra caydı!

Uzun bir süre boyunca her iki seçeneği de inceleyen paul, bir süre sonra Evet işaretine doğru yönelmeye başladı. Bir süre burada kaldıktan sonra ise Hayır’ı seçti. Acun Ilıcalı’nın “Yokuuum Diyoor” şeklindeki anonsu üzerine tırsan ahtapot paul hemen kayalıkların ardına saklandı.

Bülent Arınç: Sayın Paul’ün kararı bağlayıcı değil.

Konuyla ilgili olarak görüşlerini aldığımız Bülent Arınç yaptığı açıklamada “Elbetteki gönlümüz bu güzel kardeşimizin de bizlerle aynı görüşü paylaşmasını dilerdi fakat ahtapot kardeşimiz kendi seçimini yapmış. Şüphesiz ki bu tavrı siyasidir. Verilen karar siyasidir.” derken, muhalefette şimdiden zafer havası hakim.

CHP Dressen İl Başkanlığı : 50 Yıldır ilk kez galip gelme olasılığımız var

CHP kararla ilgili ilk yorumunu Dressen il başkanlığı aracılığıyla yaptı. “Bu karara çocuğumuz olmuş gibi sevindik. Eğer paul’ün tahminleri doğruysa 50 yıllık galibiyet hasretimiz son bulacak. Sonsuza dek muhalif kalmayacağımızın kanıtı bu sevimli ahtapot’un tahminleridir. İktidar yürüyüşümüz başlamıştır.” sözleriyle sevincini belirtti.

Bookmark Kahin Ahtapot Paul Anayasa Referandumu için kehanette bulundu

Kategoriler:Güncel, Spor